Kalın bağırsakta rastlanan poliplerin iki tür ve genellikle iyi huylu olduğunu belirten Songür, “Biri, “adenomatöz” adı verilen bırakıldığında zaman içerisinde kansere dönüşebilen polipler, diğeri ise “hiperplastik polipler” gibi kanserleşme potansiyeli olmayan ya da çok düşük olan poliplerdir. Dolayısıyla kolonoskopi ile özellikle adenomatöz poliplerin saptanması ve ortadan kaldırılması gerekir. Polip oluşumu yaşa bağlı olarak artış göstermektedir. 30 - 40 yaşlarındaki kişilerde polip olma ihtimali yüzde 10 ila yüzde 15 civarındayken, 70 - 80 yaşındaki kişilerde bu oran, yüzde 35 ila yüzde 40’lara çıkmaktadır” dedi. 

Songür, “50 yaş üzerinde, ailesinde kolon kanseri hikayesi olması, hareketsiz bir yaşam tarzı, yağ içeriğinden zengin beslenme, fazla miktarda et, özellikle de işlenmiş et ürünlerinin tüketimi, sigara alışkanlığı, kilo fazlalığı, sık ve düzenli alkol alımı polip riski faktörlerini artırıyor. Poliplerin boyutları ile kansere olan yatkınlıkları arasında da ilişki bulunmaktadır. Genellikle adenomatöz tipte bir polip ne kadar büyürse, kanser gelişme ihtimali o kadar artar. Örneğin 2- 3 santimlik bir polipin 5 mm bir polipe göre kansere dönme ihtimali daha yüksektir. Ama bu durum, küçük poliplerin kanserleşmeyeceği anlamına gelmemelidir. Çünkü kanser, bazen kendini poliple de gösterebilir. Bağırsak polipleri herhangi bir belirti vermez fakat çok büyürse karın bölgesinde bir takım rahatsızlıklara neden olabilir. Poliplerin büyümesi beklenmeden tedavi edilmesi gerekir. Polip, bazen kanama ile de belirti verebilir. Özellikle dışkılama sırasında olan kanamaların çoğu hemoroit ya da çatlak denilen anal fissür rahatsızlıklarına bağlıdır. Bu nedenle ortaya çıkan kanama bu iki hastalığa bağlanır ve polip riski göz ardı edilerek kolonoskopi yaptırılmaz. Makatta oluşan her kanama, yalnızca anal bölge hastalıkları olarak değil kolon kanseri açısından da değerlendirilerek, hastaya kolonoskopi uygulanmalıdır.” 

“35-40 yaş sonrası düzenli kolonoskopi” 

50 yaş sonrası dışkıda gizli kan saptanan kişilerin mutlaka kolonoskopi ile değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Songür, “İşlem için 50 yaş bir sınır olarak belirtilmişse de 35-40 yaşında da şikayetleri bulunan kişilerin de bu işlemi yaptırması önerilir. Çünkü polipler 50 yaş öncesinde de ortaya çıkabilir. Kolonoskopi ile erken yaşlarda yakalanan bir polip, ileri yaşta hastanın yakalanacağı kansere karşı koruyucudur. 50 yaş öncesinde rahim ve yumurtalık kanseri olan kadınlarda kolon polipi olma ihtimali yüksektir. Bu hasta grupları için de kolonoskopi taraması gereklidir. Poliplerin iyi ya da kötü huylu olduğunun belirlenmesi için çıkarılması gerekir. Kolonoskopi ile yapılan polipektomi işlemi sayesinde poliplerin yüzde 90’ı alınabilir ve tedavi de poliplerin sayısına ve büyüklüklerine göre planlanır. Hasta daha sonra doktorunun önereceği zaman aralığında işlemi düzenli olarak yaptırır. Çok erken evrede fark edilen kötü huylu polipler tamamen ortadan kaldırılabilir” dedi.