• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Antalya 16 °C
  • Ankara 5 °C

ALKÜ’DEKİ GENEL SEKRETER BİLMECESİ…

İbrahim İpbüker

Yazıya kafadan şöyle başlamak geldi içimden…

 “Tarlaya ektim soğan, bitmedi yedi doğan….

Hep mi güzel oluyor senin anandan doğan”…

Bu muhabbetin sonu nereye çıkacak ben de bilmiyorum doğrusu, “hayırlısı olsun” diyelim ve tam gaz devam edelim…

Tarlaya ekilen soğanı yiyen “doğanla”, anasından hep güzel “doğan” aynı kişi mi, aralarında her hangi bir akrabalık bağı var mı, bunu net olarak bilmiyorum…

Ancak, şunu peşinen söyleyeyim…

Yaradılış itibarı ile, “anasından güzel doğan” her “dişi varlığın” her zaman başımın üstünde yeri vardır…

Gönül kapım, o “güzellere” hep açık olmuştur ve olmaya da devam edecektir…

Dolayısıyla, bu mevzudaki derdim, “anasından güzel doğan” değil, tarlaya ekilen soğanı “bitmeden yiyen doğan”…

Buradaki “bitmek” kelimesi, “tükenmek” anlamında değil, “var olmak, serpilip, büyümek” anlamında…

Bu minik notu da tarih yaprağına düşelim ki, ne demek istediğimiz” konusunda “yanlış sokağa sapanlar” olmasın…

Şimdi…

İşe tarlaya soğanı kimin ektiğinden başlayalım…

Bana göre bulunduğu konum, yaptığı ve yapacağı hizmetlerle Alanya’nın gerçek anlamda “gururu” olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Alanya’ya yaptığı “en önemli, en anlamlı hizmet”, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversite’ni kurmasıdır…

Bir başka deyişle, ALKÜ, yani “üniversite soğanını” Alanya topraklarına ekip, “alın, yeşertin, büyütün, faydalanın” demesidir…

Alanya’nın bazı kesimleri henüz bunun tam anlamıyla “farkında olamasa da” bir kent için, o kentin geleceği için en önemli unsurlardan birisi hiç kuşkusuz “üniversitedir”…

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu anlamda Alanya’ya yapabileceği “ en büyük hizmeti, en büyük iyiliği, en önemli yatırımı yapmıştır…

Kendisi bizzat, “sağ olduğum sürece hiçbir yere ismimin verilmesine izin vermeyeceğim” dese de, Alanya kent meydanına “heykeli dikilecek” adamdır bana göre…

Peki, “heykeli dikilecek” adam olan Mevlüt Çavuşoğlu “ALKÜ, yani üniversite soğanını” Alanya topraklarına ekip, “alın, yeşertin, büyütün, faydalanın” demesinden sonra neler oldu, ya da neler olamadı, buna bakalım…

İlk olarak Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’ne rektör olarak Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı atandı ve “yeşermesi için ekilen soğan” kendisine teslim edildi…

Kendisiyle “gazeteci” olarak birkaç defa muhabbet etmişliğim var…

Tanıdığım kadarıyla, gerçekten mütevazi, beyefendi, çalışkan bir bilim adamı…

Başında bulunduğu “yeni ekilmiş soğan ya da fidan” olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’ni büyütüp, geliştirmek, dünya çapında bir üniversite haline getirmek anlamında “iyi niyetli” olduğundan da zerre kadar kuşkum yok…

Ancak…

Üniversite içinde daha doğrusu “yönetim kadrosu” anlamında “yılan hikayesine” dönen konuların olması şahsen kafamı karıştırıyor…

Misal, “Genel Sekreter” ataması…

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, üniversiteyi kurup, teslim ederken “Genel Sekreter ataması” ile ilgili “tanıdık bir ismi” angaje etmesine rağmen, bu konu hala çözülebilmiş değil…

Oysa, bir rektörün göreve başlar başlamaz yapacağı ilk işlerden birisi, Genel Sekreterini atamak olmalı,  “doğru olanı bu” yani…

Çünkü bir üniversitenin “yönetim çatısında” Genel Sekreterlik görevi “hayati önem” taşır…

Rektörden sonra “en etkili” icra makamı olmasının yanı sıra, aynı zamanda senato üyesi de olan Genel Sekreter, yapılanma ve idari işler anlamında “kilit makamdır”…

İşte bu “kilit makama” ALKÜ kuruldu kurulalı “asaleten” hiç kimse atanamadı, ya da Rektör Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı tarafından “atanmadı”…

Haaa, şunu da bilir ve anlarım…

15 Temmuz’da vatan hainlerinin kalkıştığı darbe girişiminden sonra memleket olarak oldukça “hassas” bir döneme girdik…

Bu dönemde tabiri caizse, “kimin eli kimin cebinde belli olmayan” bir süreç hala yaşanıyor…

Özellikle başta üniversiteler olmak üzere, kamu kurumlarında herkes birbirine “şüpheyle” bakıyor…

Bunların hepsine tamam…

Ancak…

Asıl bu “hassas” dönemde “sonuna kadar güvenebileceğin” bir ismi “sağ kolun” olarak Genel Sekreter yapacaksın ki, çok sayıda akademisyeni FETÖ soruşturması kapsamında “görevden alınmış” üniversiteyi “doğru ve sağlıklı” olarak yeniden yapılandıracaksın…

Buraya kadar yazdıklarımı kimse yanlış anlamasın, öküzün altında buzağı aramaya filan gerek yok…

Üniversiteye Genel Sekreter olarak atama bekleyen, “hısım akrabam, bacanağım, yandan bacanağım” filan da yok…

Kimi atarsanız atayın, beni ilgilendirmez, ama atayın…

Atayın ki, “Rektör mensup olduğu cemaatin içinden bir ismi atamak için fırsat kolluyor” şeklinde yüksek sesle dillendirilmeye başlanan söylentileri boşa çıkarın…

Öyle “canı isteyince Genel Sekreter Vekili değiştirmekle” sağlıklı yürümez bu işler…

Demem o ki…

“Bitirmeyin ekilen soğanı, yeşerttin”…

Yoksa o söylentilere benim de inanasım geliyor…

Nokta…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513