• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

ALKOD’un etkinliğine katılamadım ama…

İbrahim İpbüker

Alanya’da zaman zaman “güzel işlere imza atan” ALKOD’un dün sabahki etkinliğine katılmayı çok arzu ediyordum aslında…

Ama olmadı…

Sabaha karşı 06.00 sıralarında başıma gelen “teknik bir arızadan” dolayı gidemedim…

Bu durum yaradılış itibarı ile kaderimde var sanırım, alnıma böyle yazılmış…

Ne zaman bir şeyi “çok istesem” hiç hesapta olmayan “ters bir olay” gelir başıma, hevesim de kursağımda kalır…

Misal, eşi dostu toplayıp pikniğe gitmek isteyeyim, ağustos ayının ortasında yağmur yağar o gün…

Başka örnekleri de var bunun…

Hayatımda aldığım “ilk arabam” olan Hacı Murat’a bindiğim günler…

Az kullanılmış, “orijinal” bekarım…

Bir arkadaşımın yavuklusunun “yakın arkadaşı” olan bir kızla “tanışma” randevumuz var…

Erkenden kalktım o sabah…

Hacı Murat’ı alıp doğruca sanayiye gittim…

Durduk yerde “arıza yapmak” gibi bir alışkanlığı olduğu için, şöyle bir elden geçirtip, eksiğini tamamlatacağım ki, rezil etmesin beni yeni yavuklu adayıma karşı…

Sabahın köründe gittiğim sanayide öğle saatlerine kadar Hacı Murat’la uğraştım…

A’dan Z’ye kadar her tarafında baktırıp, fabrikadan taze çıkmış kıvama getirdim…

İçine de en “seksi” olanından bir parfüm sıktırtıp, randevuya yarım saat kala çıktım sanayiden…

Yeni tanışacağım kızı hiç görmedim ama, arkadaşım öyle bir anlattı ki, güzelliği dillere destan olmuş bir hatun kişi…

Bu nedenle içim içime sığmıyor, altımdaki Hacı Murat değil de F 16 uçak sanki, o derece uçuyorum kendi kendime…

Her neyse uzatmayalım…

Sanayiden çıkıp ilk kavşaktaki kırımızı ışıkta durdum, sabırsızlıkla ışığın yeşile dönmesini bekliyorum…

Baktım sarı yanıyor, hemen sol ayağımı debriyaja basıp, kalkış için birinci vitese takmak istedim ama olmadı, sadece istemekle yetindim…

Vites kolu elimde kaldı çünkü…

Bizim Hacı Murat, bana inat yaparcasına kırmızı ışıkta beklerken, yani “durduk yerde” şanzıman dağıttı…
Şeyi de elime verdi, vites kolunu…

Tekrar sanayiye dönüp, tamircinin arabasıyla geri gelip, Hacı Murat’ı arabanın arkasına bağlayarak sanayiye çekmek tam bir saatimi aldığı için günlerden beri hayalini kurduğum randevuya gidemedim…

O zamanlar cep telefonu daha icat edilmediği için, haber de veremedim ve “büyük bir aşk” başlamadan bitmiş oldu böylece…

Diyeceğim o ki, alışkınım bu tür aksiyonlara…

ALKOD’un dün sabahki etkinliğine katılamadığım için biraz burkuldu içim ama yapacak bir şey yok, dediğim gibi alın yazım böyleymiş…

Şimdi gelelim ALKOD olayına…

Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven ve Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan’ın da katıldığı etkinlik ile Türk Bayrağı dağıtmışlar Alanya caddelerinde…

Çok da iyi yapmışlar…

Hem ülke hem de Alanya olarak hassas bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde, milli ve manevi duygular etrafında birleşip, olumlu, yapıcı mesajlar vermek çok iyi gelir…

Bu ülkede yaşayan herkesin en önemli “ortak paydasıdır” şanlı bayrağımız…

30 Ağustos gibi Türkiye açısından son derece önemli tarihi bir gün yaklaşırken, Alanya caddelerini, sokaklarını Türk Bayrakları ile donatmak gerçekten çok yakışır…

Bu kampanyaya destek veren, sahiplenen başta Alanya Kaymakamlığı olmak üzere, Alanya Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Ziraat Odası, Alanya Kent Konseyi, tüm esnaf odaları ile diğer sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etmek lazım...

“Koyu siyasetin” yeniden kendini göstereceği günler yaklaşırken, Alanya’nın, yöneticileri, halkı, esnafı ile Türk Bayrağı etrafında kenetlenmiş bir görüntü vermesi çok hoş…

Seni seviyorum Alanya…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513