• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

Alanya’yı “dinledim” gözlerim kapalı…

İbrahim İpbüker

Keyfim yok bugünlerde…

Öylece oturayım, gözlerimi dikeyim pencereden dışarı dalıp gideyim, baktıkça bakayım istiyorum…

En fazla bir sıcak çay alamaya kalkarım belki yerimden... O da belki...
Tembel miyim ben?

Bazen düşünüyorum bunu aslında…

Ve bazen diyorum ki, “hakikaten serde tembellik var”...

Ama değil aslında...

Hani yapılacak bir etkinlik, şenlik, festival, deniz ve plaj keyfi, artık adı her neyse, “benim içimi kıpırdatacak bir şeyse” herkesten canlı ve heyecanlıdır ruhum aslında...

Ama bugün…
Bugün kolumu kıpırdatayım istemiyorum...

Hiçbir şeyin tadı da tuzu da yok çünkü…

Böyle bir ruh hali bulaştı mı eline yüzüne, sıvaştı mı ruhuna…

Temizle temizleyebilirsen işte..

Bir de temizlemeyi istemek ya da istememek mevzusu var…

Gerçekten istiyor muyum bunu…

Ne tuhaf…

Yanıtını ben de bilmiyorum…

Bilmiyorum, bilemiyorum…

Her hangi bir yanıtı yok belki de…

“Her şey çok üst üste geliyor”…

Kafamın karışık, “ruhumun karamsar” olması bu yüzden belki…

“İçimden gelmiyor hiçbir şey”…

Öylece oturayım, gözlerimi dikeyim pencereden dışarı dalıp gideyim, baktıkça bakayım istiyorum…

Kulaklarımı tıkayayım…

Turizm sektörünün sorunlarını duymazdan geleyim…

Misal, vatandaşla “dalga geçer” gibi, hız sınırıyla ilgili “indirmedik, aslında kaldırdık” açıklamasına hiç tepki vermeyeyim…

“Aman canım bana ne” vurdumduymazlığına bürünüp, “indirme kaldırma” operasyonlarını uzaktan uzağa izleyeyim…

Etliye sütlüye karışmadan, öylece oturayım, gözlerimi dikeyim pencereden dışarı dalıp gideyim, baktıkça bakayım istiyorum…

Pencereden bakarken, şehidimin arkasından ağlayayım…

Geride bıraktığı gencecik karısı ve henüz 20 günlük oğlu Ali’si için “sabır, metanet ve aydınlık gelecek” dileyeyim…

Memleketi bugünlerde getirenlere, “analar ağlamayacak” diye açıklamalar yapıp, sonra da “kandırıldık” diye kıvıranlara “Allah sizi bildiği gibi yapsın” dileklerimi göndereyim…

Ya da ne bileyim…

Etliye sütlüye karışmadan, öylece oturayım, gözlerimi dikeyim pencereden dışarı dalıp gideyim, baktıkça bakayım istiyorum…

Gözlerimi kapatayım…

Yeni bir “aşk” yeni bir “şevk” umut edeyim…

Ama zaten şu 'aşk' denen şey hepten tuhaf değil mi…

Konu 'aşk' olunca korkuyorum mu sanki…

Sonra diyorum ki kendi kendime…
Hadi yapmaa…
Güldürme beni, korkulur mu aşktan...

Pek çok kez “yüreğimi acıtsa” da yüzmedim mi peşinden bunca zaman aşkın…

Bizi bu hale getirenlere hep “hoşgörüyle” bakıp, bir şans daha vermedim mi…

Her neyse uzatmayalım…
Tadım tuzum yok…
Aldırma bugünlerde bana…

Sen işine bak…

Ben, etliye sütlüye karışmadan, öylece oturayım, gözlerimi dikeyim pencereden dışarı dalıp gideyim, baktıkça bakayım istiyorum…

**

Bütün bunları duyunca içim burkuldu aslında, hatta acıdı…

Kimden mi işittim…

Alanya’dan…

Evet evet, yanlış okumadınız Alanya, bildiğimiz Alanya’dan…

Hani şu havasını soluduğumuz, ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz…

Denizinden, kumundan, güneşinden faydalandığımız, üstüne para kazandığımız…

Yıllar boyu “hoyratça” kullandığımız…

Yazın yaylalarına çıkıp serinlediğimiz, şenlikler, festivaller düzenlediğimiz…

Kimimizin “doğup büyüdüğü”…

Kimimizin “sonradan gelip yerleştiği”…

Velhasıl, “dünya kenti, turizmin başkenti” diye zaman zaman övündüğümüz Alanya var ya…

O’ndan işittim işte…

Ve ağzımı açıp, yanıt olarak bir tek kelime bile söyleyemedim…

Özetle, “tadım tuzum yok” dedi çünkü…

Doğru söze ne denir…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513