• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

Alanya yasaklı olmaktan son anda yırttı…

İbrahim İpbüker

Batan ya da batmak üzere olan tüccar, “acaba bir çıkış yolu bulur muyum” umuduyla geçmiş hesapların yazılı olduğu defterleri karıştırırmış hani…

Benim gözümde bu yıl için Alanya genel anlamda “batık ya da batmak üzere” olan bir tüccar gibi olsa da, birazdan yumurtlayacaklarım, geçmişi yeniden kurcalamak ya da geçmişle “hesaplaşmak”  filan değil…

Önce bunu vurgulayayım ki, “öküz altında buzağı aramayı” alışkanlık haline getirmiş olanlara “one minut” demiş olayım…

Şimdi gelelim asıl mevzumuza…

Dün, İsveç'in Ankara Büyükelçisi Lars Wahlund, hem Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven’i hem de Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’i makamlarında ziyaret etti…

Kendisini tanımam etmem, ziyaretlerde de şahsen bulunmadım…

Her iki ziyaretle ilgili hem Kaymakamlık hem de Belediye’nin basın bürolarından “bülten haberler” geldi…

Bu “bülten haberleri” bizim gazetenin altıncı sayfasında geniş şekliyle okuyabilirsiniz…

Doğal olarak, “al gülüm ver gülüm” haberleri…

Olayın belediye ayağını bilmiyorum ama, Kaymakamlık ayağındaki ziyarette aslında “tam da neler konuşulduğunu” çok iyi biliyorum…

Bunları da anlatacağım ama önce birkaç rakamsal bilgi vereyim…

Alanya’da yaklaşık 2 bin 500 İsveç vatandaşının evi var…

2015 yılında yaklaşık 365 bin İsveç vatandaşı tatil yapmak üzere Antalya’yı tercih etmiş…

Ve bunların yüzde 70’i de Alanya’yı…

Bir turizm kenti için önemli sayılabilecek rakamlar bunlar…

Bu bir…

Alanya’nın İsveç Fahri Konsolosu Hilmi Tokuş’un da bizzat bulunduğu ziyarette, laf doğal olarak dönüp dolaşıp, Alanya’da yaşanan “yakıp yıkma” olaylarına gelir…

Laf buraya gelince de İsveç’in Ankara Büyükelçisi Lars Wahlund, hem kaygılarını hem de o dönemde ülkesinde yaşanan gelişmeleri anlatır…

Anlattıkları özetle şöyle…

Alanya’da yaşanan o talihsiz olayların görüntüleri, İsveç’in gazete ve televizyonlarında günlerce manşetlerde kalmış…

Alanya’da evi bulunan 2 bin 500 vatandaşı olan, bunun yanı sıra 200 küsur bin vatandaşı Alanya’da tatil yapan İsveç hükümeti hemen “teyakkuza” geçmiş, “alarma” yani…

Bu ülkelerin kendi vatandaşlarına verdikleri değeri hepiniz bilirsiniz, “burnu bile kanasa” vatandaşının yanında olur, gerekirse dünyayı ayağa kaldırır…

İşte vatandaşlarına karşı böylesine büyük bir değer veren İsveç Hükümeti, bir ara Alanya’yı “güvenli olmayan şehirler” listesine almayı bile düşünmüş…

“Eee alsa ne olur almasa ne olur” demeyin…

Bir ülkenin, bir kenti “güvenli olmayan bölge” listesine alması demek, o ülke vatandaşlarına “eğer buraya gidersen tek sorumlusu sensin, ne sigortan olur ne can ve mal güvenliğin, biz karışmayız” diye uyarması demek…

Alanya’da yaşanan olayların son anda yatışması ve tekrarlanmaması üzerine İsveç Hükümeti “şimdilik kaydı” ile bu kararını askıya almış…

Eğer bu karar hayata geçseydi, yani İsveç Hükümeti Alanya’yı “güvenli olmayan kentler” listesine alsaydı, hem turizm sektörünün hem inşaat sektörünün hem de Alanya’da yaşayan binlerce İsveç vatandaşından ekmek yiyen esnafın durumu daha da kötü olurdu…

Bu iki…

Peki, İsveç Hükümeti böyle bir karar alır da diğer ülkeler buna ne der, işin bir de bu boyutu var…

Onu da ben söyleyeyim size…

Alanya’ya turist gönderen ülkelerin ki buna Rusya ve Almanya da dahil, büyük çoğunluğu bu kararın peşinden gider, hepsi de Alanya’yı “güvenli olmayan kentler” listesine alır geçerdi, kimsenin gözünün yaşına bakmazdı yani…

Bu üç…

Alanya’da bazı kesimlerin adeta “ellerini ovuşturarak” alttan alta körüklediği o “talihsiz” olaylar nedeniyle, dünya çapında “güvensiz” bir kent durumuna düşmekten “kıl payı” kurtulmuş durumdayız…

Bu anlamda Alanya “ipten döndü” desek abartmış olmayız inanın…

İşte o dönemlerde “aman dikkatli olalım, sağduyulu davranalım, provokatörlerin ekmeğine yağ sürmeyelim” diye bas bas bağırmamız bu nedenleydi…

Her neyse, dönüp dönüp geride kalanları konuşmanın anlamı yok…

Önemli olan bunlardan gerekli dersleri çıkartabilmek…

Eğer Alanya bugün “güvenli olmayan kentler” listesine girmekten son anda yırttıysa, buna yatıp kalkıp şükretmelidir…

Bu noktada çaba gösteren Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven, Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, ikili ilişkilerini kullanarak durumu yatıştırma çabası gösteren ve bunda da başarılı olan İsveç’in Alanya Fahri Konsolosu Fahri Tokuş gibi isimlere de Alanya adına teşekkür etmek lazım…

Uzun lafın kısası, bu anlamda Alanya şu anda “sabıkalı” durumda…

Allah korusun, bu gibi olayların tekrarı halinde ne “turizm kenti Alanya” kalır ne de “yaşanacak Alanya”…

Benden söylemesi…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513