• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Antalya 20 °C
  • Ankara 3 °C

Alanya sahillerinde "dedektiflik" yaptım...

İbrahim İpbüker

Bunu “şikayet olsun” diye söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın sakın…

Alanyalı olmadığın halde Alanya’da yaşamanın şöyle bir karşılığı var…

Kış aylarında arayıp sormayan, “halin nicedir” demeyen, “aşk hayatın nasıl” diye meraklanmayan eş dost, hısım akraba, yaz mevsimi gelince anında hatırlar…

Kışın arayıp sormadığını bildiği için de “işi düşmeden” birkaç gün önce aramaya başlar, “yahu nerelerdesin, öldün mü kaldın mı hiç sesin çıkmıyor” diye…

Memleketten böyle bir telefon geldiği zaman bilirim ki, arayan her kimse mutlaka üç-beş gün sonra tekrar arayıp, “ya birader Alanya’ya geleceğim bana şöyle hesaplısından otel ayarlayıver” diyecek…

Eğer arayan daha yakınımsa “senin ev kaç odalıydı üç beş gün sende kalsak” diyecek…

Ya da ne bileyim, “Belediye’nin misafirhanesi falan yok mu bize bi kıyak yapsan” diyecek…

Alanya’da gazetecilik yapıyoruz ya, sanki tüm otellerin sahibi benim, Belediye Başkanlığı’na da ben seçilmişim…

Bir de, denizin hemen kıyısında dubleks mi desem, tripleks mi desem lüks bir evim var...

Afedersiniz, “kendi kıçımı zor sığdırdığım” bir artı bir,  “her tarafı dökülen” evde oturuyorum o başka…

Yaratılış itibarı ile “yüzünün yumuşaklığından donunun ağı kurumayan” kullardan olduğum için, yaz mevsimlerinde gelen bu tür talepleri “geri çevirmek” gibi bir alışkanlığım hiç olmadı şükürler olsun…

Gerek memleketten, gerek başka kentlerden gelen bu tür taleplerin hepsini elimden geldiği kadar karşılamaya, yardımcı olmaya çalıştım ve çalışıyorum…

Kimini “iman gücüyle”,  kimini de eş-dost yardımıyla hallediyorum bir şekilde…

Her neyse uzatmayalım, asıl mevzumuz bu değil…

Geçenlerde memleketten “kalabalık” bir kafile geldi yine…

Zar-zor da olsa bunların yerini ayarladım, “haydi size iyi tatiller” diyerek yanlarından ayrıldım…

Henüz Gerçek Alanya Gazetesi’ndeki “özel odamın” kapısının koluna elimi sürmeden telefonum çaldı…

Arayan bizim kafileden birisi…

“Senin ayarlayacağın yere başlarım” diye lafa girince, “eyvah” dedim kendi kendime, sıkıntı var…

“Hayırdır birader ne oldu” diye sormama fırsat bırakmadan, “Oğlum biraz önce plaja indik, denizi bok götürüyor burası nasıl bir yer” diye söylenmeye devam etti…

O anda düştü benin jeton…

Öyle ya, bu sezon Alanya plajları tam anlamıyla “Allah’a emanet”…

Geçenlerde ALTİD Başkanı Burhan Sili ile yaptığımız röportajda da konuştuk…

Büyükşehir Yasası’ndan sonra hakikaten “sahipsiz kalan” Alanya plajlarında durum hiç iç açıcı değil…

Sadece bir bölgede de değil sorun…

Alanya plajlarının neredeyse yüzde 90’lık bölümünden “kirlilik” anlamında şikayet yağıyor…

“Gerçekten durum böyle mi” diye meraklanıp, bir ara bizzat gittim, “yüzme bilmediğim” halde…

Plajda öyle pantolon-tişörtle dolaşmanın “yakışık almayacağını” bilecek kadar deniz kültürüm olduğu için, kıçıma şortumu giyip, sırtıma havlumu atarak gittim hem de…

Kumun üzerine uzanıp, gözüme güneş gözlüğünü taktıktan sonra “dikizlemeye” başladım etrafı…

Görenler ilk anda denize giren turistleri “çaktırmadan röntgenlediğimi” zannettiler belki bilemiyorum ama, inanın öyle bir niyetim yoktu…

Bakışlarımı sabitleyip, sadece “denizin durumunu” izlemeye başladım…

Ve gördüm ki, durum gerçekten “vahim”…

Denizden kıyıya vuran her dalga ile birlikte bir sürü “çer-çöp ve pislik” geliyor…

Bu manzzarayı gören insanlar elleriyle o pislikleri işaret edip, kendi aralarında “homurdanıyorlar”…

Her ne kadar “yüzme bilmesem de” buraya kadar gelmişken ayaklarımı bari sokayım denize düşüncesinden o dakika vazgeçtim, bu manzara karşısında…

İnanın bana Alanya’ya  “tatil yapmaya, denize girmeye” gelen o insanlar, “zorunlu” oldukları için giriyorlar denize…

“Paramız  boşa gitmesin bari” diye…

Önümüzdeki yıl tekrar Alanya’ya gelirler mi bilemiyorum ama, ben olsam gelmem…

Bizim memleketten gelen kafile de “bir daha gelmeyeceğiz” dedi zaten…

Hoş,  bu durum gelecek yaz için benim açımdan “avantaj” gibi görünüyor ama yine de dayanamayıp yazdım işte…

Ben fedakar bir adamım, gelen her misafir için kendimi parçalarım, yeter ki Alanya’nın sahilleri temiz olsun, insanlar bana durduk yerde “fırça atmasın”…

Bu söylediklerimi Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel mi yoksa Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney mi üstüne alacak bilemiyorum ama durum her geçen gün kötüye gidiyor…

Şöyle de bir şey geliverdi aklıma…

Gelin el ele verin birlikte siz çözün bu sorunu…

Akıl anlamında zaten “kıt kanaat geçinen” bir adamım,  bakın olanı da size veriyorum…

Daha ne yapayım bilemedim…

Ahmet Sait Akboğa’ya borcumuz var…

Hep olumsuzlukları yazacak değiliz elbette…

Alanya’da “güzel” olan şeyler de var…

Her ne kadar bazı kesimler tarafından hiç de hak etmediği şekilde zaman zaman eleştirilse de, AKEDAŞ’ın Alanya Bölge Koordinatörü Ahmet Sait Sait Akboğa misal…

Daha doğrusu, Ahmet Sait Akboğa’nın önderliğinde Alanya’ya yapılan yeni yatırımlar…

Bu konuda Alanya’da bir “geçiş dönemi” yaşandı malumunuz…

Zaman zaman elekrtikler kesildi, “zorunlu” olarak…

O dönemde hep şunu dedi Ahmet Sait Akboğa…

“Alanya’ya uzun yıllardan beri yatırım yapılmamış, nereye elimizi atsak adeta dökülüyor, hepsini çözeceğiz, biraz sabredin”…

Bu mesajı anlayamayıp, sabır gösteremeyenler hep yüklendi, hep eleştirdi…

Ahmet Sait Akboğa’nın şeyi, vücudu elektrik üretiyor sanki de adam “şak diye takacak” ve sorunu çözecek…

Bakın…

Çok değil, geçtiğimiz yıl yaz sezonunda yaşanılan sorunlarla bu yazı şöyle bir karşılaştırın…

Elektrik kesintilerianlamında hafızanızı şöyle bir yoklayın…

Ne demek istediğimi zaten kendiliğinizden anlayacaksınız…

Bu memleketin Ahmet Sait Akboğa’ya kocaman bir teşekkür borcu var…

Bunu bilir bunu söylerim…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513