• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

Alanya sahilleri ile ilgili bilinmeyenleri açıklıyorum...

İbrahim İpbüker

Yazıya kafadan, “6360 sayılı Kanun” diyerek girsem, “pek havalı olacak”, durduk yerde “bilgiçlik” taslamış olacağım, bu nedenle vazgeçiyorum…
En iyisi,  bilindik haliyle “Büyükşehir Yasası” diyerek devam edip, işin “artistlik” boyutuna kaçmamak…
“Büyükşehir Yasası” dedim ya, başta Koordinatör Hüseyin Güney olmak üzere, pek çok kişi “bize sallayacak yine” diye düşünecekler, eminim…
Evet, sık sık yaptığım gibi, yine “sallayacağım” ama bu kez Büyükşehir Yasası’na değil…
Mevzuya bu boyutta dalmamın asıl nedeni şu…
Malumunuz, 2014 yılındaki yerel seçimlerle birlikte hayatımıza giren bu yasadan sonra Alanya’nın 16 beldesi kapandı…
Alanya, Büyükşehir Belediyesi ile Alanya Belediyesi arasında “taksim” edilerek yönetilmeye başladı…
Bununla birlikte de “hangi belediye ne iş yapar, kim kimin tavuğuna kışt der” karmaşası başladı…
Bu karmaşalardan birisi ve bana göre en önemlisi de, “Alanya sahilleri ve büfelerinin” ne olacağı ya da kimin olacağı konusuydu…
Gerek Büyükşehir, gerekse Alanya Belediyesi yetkilileri tarafından bu mevzuyla ilgili zaman zaman çeşitli açıklamalar filan da yapıldı…
Ne yalan söyleyeyim, ben bile Alanya sahillerinin, bir başka deyişle “sahillerden elde edilen rantın”  iki belediye arasında paylaşıldığını zannediyordum…
Kapatılan beldelerin sahilleri Büyükşehir Belediyesi’nin, merkezdeki sahillerin ise Alanya Belediyesi’nin uhdesinde olduğunu düşünüyordum…
Meğer, kazın ayağı hiç öyle değilmiş…
Nerden aklıma esti, nerden kafama takıldı şu anda tam netleştiremiyorum ama dün, “sadece zenginlerin üye olabildiği tripleks villa yapı kooperatifi arsası büyüklüğündeki masamda” otururken aniden ilham geldi…
“Kafalardaki bu soru işaretlerini dağıtmam lazım” diye kendi kendime gaz verip, minik bir araştırma için “bizim hacı google’a” müracaat ettim…
Bir ara kendimi, youtube’de Nadide Sultan’dan “Gonyalım” türküsünü dinlerken yakalasam da, hemen toparlanıp, “şeyi kurcalamaya”, aman pardon “konuyu incelemeye” devam ettim…
Nadide Sultan’dan “Gonyalım” türküsünü dinlerken geçen zamanı saymazsak, üç aşağı beş yukarı, “üç beş” dakika içinde de sonuca ulaştım…
Meğer, sahillerin hiç birisi belediyelerin değilmiş…
Elifi elifine tam tarih veremesem de, 2009 yılında yapılan bir uygulama değişikliği ile Maliye Bakanlığı sahiller konusunda belediyeleri adeta “haraca bağladı”...
İşin “kanun boyutunda” detayına fazla girmeyeceğim, girersem işin içinden çıkamamak var ki, bu durumda ve durduk yerde Teyze Kızı Emine’den “kafamı karıştırma” diye fırça yerim…
Uzun lafın kısası, “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında” çıkartılan yönetmelikle, memleketteki tüm sahillerin sahibi olmuş…
Tam bu noktada, “eee ne var bunda birader, sahilleri sana mı bağışlayacaklardı” diyenleri duyar gibiyim…
Hele az durun, daha bitmedi lafım, eşeğin büyüğü ahırda bağlı…
Maliye Bakanlığı, ilgili yönetmelik gereği, sahilleri, daha doğrusu “sahil büfelerini” 6 metrekareyi geçmeyecek şekilde belediyelere kiraya veriyor…
Kira bedeli olarak da, büfe başı “30 bin lira” gibi bir para alıyor…
Bu ne demek…
Şu demek…
Belediyelerin “borusu” sadece 6’şar metrekarelik büfeler için ötüyor…
Büfeleri dışında kalan sahillerin sahibi ve yetkilisi yine Maliye Bakanlığı…
Şunu da söyleyeyim ki konu daha net anlaşılsın…
Bu yönetmelikte önce, belediyeler Milli emlak Müdürlüğü’ne müracaat eder, “bedelsiz olarak” alıp, ihale yoluyla vatandaşa kiraya verirler ve “kontrolünü” sağlarlarmış…
İşin haraç bağlamaya dönünce işler değişmiş...
Yanlış anlaşılmasın, ben işin “rant ya da para pul” derdinde değilim…
Şunu söylemeye çalışıyorum…
“Büfeler” dışında, Alanya sahillerinin “yetkisi, kontrolü, temizliği falanı, filanı” ne Büyükşehir ne de Alanya Belediyesi’nde…
Hazır “temizlik” demişken, buradan bir örnekle devam edelim…
Misal, Büyükşehir Belediyesi Oba sahillerinde “temizlik yapayım” dedi ve elemanlarını gönderdi…
Sayıştay, “sen, senin olmayan bir yerle ilgili nasıl böyle bir şey yaparsın, harcadığın para babanın parası mı, gel bakalım” diyerek hesap sorabilir…
Evet evet, yanlış okumadınız…
Belediyelerin sahillerde “temizlik yapması” bugünkü haliyle “suç unsuru, kanuna aykırı”…
Belediyelerin “sahillerde temizlik” yapabilmesi için önce temizlik yapacağı sahili “Maliye’den kiralaması” lazım…
Üste bir de para verecek yani…
En komik fıkra bile halt emiş bu mevzunun yanında…
İşte bu nedenle hiç kimse sahilleri “kirli görünce” belediyelerin günahını almasın…
Önce bu “ucube yönetmeliğin” değiştirilmesi lazım…
Buna ne benim gücüm yeter, ne de sizlerin…
Artık kimin gücü yeterse o üzerine alınsın…
Gelin, komple verin şu sahilleri belediyelere...
Bakın o zaman nasıl hizmet olur, projeler havada uçuşur...
Böyle bir konuyu gündeme taşıdığım için, hem Büyükşehir hem de Alanya Belediyesi yetkilileri adına kendimi yürekten tebrik eder, alnımdan öper, sevgi saygılarımı sunarım…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513