• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

Ah bu siyasetçilerin gözü kör olsun

Fazıl Tunç

Biz gazetecilerin ortak kaderidir bu. Hangi ortama girsek hangi sohbete katılsak konu bir şekilde politikaya, siyasete gelir dayanır.  Bu konuda fikrimizi soran çok olur ama dinleyen pek olmaz. Zaten konuyu siyasete dayandıranın kafasında kurgusu da hazırdır ve senin ona uymanı bekler.

Genellikle kamuoyundaki ortak kanı, siyasetçinin güvenilmez, beceriksiz, iki yüzlü, yalancı olduğu şeklindedir. Hatta gaflet, dalalet ve ihanet içinde, ülkeyi bu hale getiren müessesenin sorumsuz mensuplarıdır siyasetçiler.

Dün de böyle bir tartışma ortamının içinde onlarca kafadan çıkan ortak sesi dinledim. ‘’Ülkenin geri gitmesinin tek sebebi bu siyasetçiler’’, ‘’Siyasetçiye asla güvenmeyeceksin’’ , kendilerini düşündükleri kadar memleketlerini de düşünseler’’ şeklinde uzayıp giden  aynı içerikteki farklı ifadeler.

Bu söylemlerin haklı yönleri vardır. Ben de sık sık siyasetçileri eleştirenlerdenim. Ama biraz da empati yapmamız gerekmez mi? Gerçekten bu ülkenin tek sorunu yetersiz ve samimiyetsiz siyasetçiler mi?

Bir ülkenin kalkınması ve çağı yakalaması, ancak toplumun tüm dinamiklerinin ortak başarısıyla mümkündür. Nitekim Aristoteles’in şu sözü bunu açıkça ortaya koyuyor: ‘’Politika, toplumun halka dair yaptığı tüm etkinliklerdir.’’

Yani, siyasetçiler etkileyici olsa da asıl belirleyici olan toplumun dinamikleridir. Yani toplumun aslında ta kendisidir.

Siyasetçilerin avukatlığını yapmaya hiç niyetim yok. Ama siyasetçinin bu kadar eleştirildiği bir toplumda hukuk nasıl işliyor tam olarak bilen var mı? Mesela benim şu an devam eden bir davam var. Yaşadıklarımı anlatsam evlere şenlik. Avukatıma diyorum. Ya bu nasıl iş. Koca koca hakimlerin savcıların bu tavırları beni şaşırtıyor. İnanamıyorum. Avukatım, ‘’Ne sandın abi’’ diyor. Dava bitince anlatacağım tabi hepsini.

Kitap okumayan, müzik dinlemeyen ve bilgisayarla tanışmayan öğretmenlerin bulunduğu bir ülkede, internet çağının çocukları öğretmenleriyle nasıl iletişim sağlayacak ve nasıl sağlıklı bir nesil yetişecek? Bugün ne yazık ki öğretmenlerimizin büyük bir bölümü, yeni nesli kıyafetinden ve dinlediği müzikten, davranış biçiminden dolayı içinden de olsa yoğun bir şekilde eleştiriyor ve ‘’Zamane gençleri’’ ya da ‘’Bizim zamanımızda çok farklıydı’’ gibi afaki laflarla öğrencileri dışlıyor. 12 yaşındaki bir çocuğun müzik zevkini anlamaya ve nedenlerini öğrenmeye çalışmak yerine halen ‘’Yeşil ördek gibi daldım göllere’’ türküsünü öğretmekte ısrar ediyorlar ne yazık ki

Doktorlar yanlış teşhisle adam öldürüyorlar, ya da ameliyat ettiği kişinin karnında makas unutuyorlar, (Kimse alınmasın bunlar yaşanmış gerçeklerdir) ama onlar da tek suçlu olarak siyasetçiyi görüyorlar.

Sadece doktor, hukukçu, öğretmen değil. Her meslek sahibi ve her kesimden insan bu ülkeye karşı kendini aynı derecede sorumlu hissetmelidir ki sonra siyasetçiyi eleştirebilsin.

Sen lokantacı kardeşim. Tuvaletten çıktığın ayakkabılarınla bastığın zemine elindeki eti düşüreceksin, sonra da onu ağzına iyice yaklaştırarak üfleyip sözde temizlerken salyalarını da ete enjekte edeceksin. O eti pişirip müşteriye vereceksin. Turuncu renkli hijyen bayrağını da baş köşeye takacaksın sonra da ‘’Siyasetçiler dürüst değil’’ diyeceksin.

Otelinde kaçak et satıp, kaçak içki vereceksin ama krizin tek suçlusu olarak siyasetçiyi göreceksin. Yok böyle bir anlayış.

Her meslek için aslında aynı durum söz konusu ülkemizde ne yazık ki. Öz eleştiri yerine başkasını eleştirmeyi tercih ediyoruz. En kolayını yani.

Aklıma Avni Anıl’ın besteleyip, Zeki Müren ve Zekai Tunca’nın meşhur ettiği şu şarkı geldi birden. Bizim kuşak iyi bilir bu şarkıyı.  ‘’Çoktan unuturdum ben seni çoktan, ah bu şarkıların gözü kör olsun’’

Burada da, aşığın tavrını, her suçu siyasetçiye atan Türk vatandaşına benzettim. ‘’Ah bu şarkıların gözü kör olsun’’ derken ‘’Ben unuturdum ama şarkılar yüzünden unutamıyorum’’ demeye getiriyor.

Bizim mantığımız da böyle çalışıyor. ‘’Ah bu siyasetçilerin gözü kör olsun’’

Sanki onlar olmasa hiçbir sorun yok. Sanki bizim hiçbir suçumuz yok. Aristoteles’in dediği gibi politika, halkın topluma dair yaptığı tüm etkinliklerin toplamıysa her alanda toplumsal kalkınma için, her alanda değişim, samimiyet ve sorumluluk gerekiyor.

Kendimize soralım, buna ne kadar hazırız ve ne kadar samimiyiz?

Siyasetçiyi her zaman eleştiririz. Bu kolay.

 

Alanya köy değil

 

Kendimizi övmek istemiyorum. Ama gerçekten Alanya’ya yakışan bir gazete sunmanın gururunu Alanya halkı bize fazlasıyla yaşatıyor. Biz, kullandığımız teknoloji ve ortaya koyduğumuz anlayış ile Alanya’ya şehirli bir gazete kazandırdığımıza inanıyoruz. Klasik yerel gazete çizgilerinden çok uzak, modern, renkli ve sıcak bir gazete. Yani Alanya’ya yakışan bir gazete.

Bir adım daha ileri giderek, Alanya’da yaşayanlara pazar günleri de kendi gazetelerini okuma imkanı sağladık. Geçen pazar çıkan ilk pazar sayımız gerçekten büyük ilgi gördü. Bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok. Zaten dünyanın her yerinde Pazar günleri gazete okuma oranı yüzde 30-40 arasında artıyor. Bu rakamlarla sabit bir gerçek. Hal böyleyken hafta sonu gazete çıkarmamak okuyucuya haksızlık bence.

Bununla ilgili anlatmak istediğim küçük bir anektod var. Pazar günü bir restorana gittim. Masaların üzerinde bizim gazeteyi görmek beni mutlu etti. İnsanlar neredeyse sıra bekliyordu gazeteyi okumak için. Restoranın sahibi yanıma geldi ve ‘’Fazıl bey, böyle bir gazete çıkardığınız için teşekkür ederim ama asıl teşekkürüm pazar günü de çıkarmanızadır. Kardeşim, pazar günü Alanya’da neden gazete çıkmaz. Alanya artık köy değil’’ dedi.

Tam da bizim çıkış noktamızı ifade eden bir cümleydi. Doğru yoldayız ve bu yolda kendimizi de gazetemizi de geliştirerek yürümeye devam edeceğiz.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513