• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Antalya 29 °C
  • Ankara 18 °C

ADALET VE HAK İNSANLIĞIN ORTAK MALIDIR/AMA?

Mehmet Kaya

 

Tamam birileri hep konuşuyor, partilerimiz, önderlerimiz, dini cemaatlerimiz, kimi beyaz efendiler, gazeteciler yazarlar, düşünce insanı dediklerimiz bile  "hatta sen ve ben" hep konuşuyoruz konuşuyorlar, ve kimileri çok fazla sesini yükseltiyor söyledikleri duyulsun diye...Oysa her ses duyulmaz, hele bağırıp çağıranların sesi, hiç duyulmaz...Akşama geç kalanlardır bağırıp çağıranlar...

Gördüğün gibi manzara ortada, herkes her birimiz  karşı tarafı suçlamakla, karşı tarafı küçük düşürmeye çalışmakla meşgul, kimileri fena küfürleşip duruyorlar  bir birleriyle...

Galip olma peşindeler, söyledikleri itibar görsün istemekteler "hakkı olsun olmasın" şimdilerde  herkes kendinin haklı görünmesini arzulamakta, veya partilerinin, cemaatlerinin, sonra efendilerinin, fena bir oyun şekli...İnsan insana kapan kurar mı, kuruyorlar, kendilerinden olmayan düşsün istiyorlar, yıkılsın istiyorlar...Oysa bu inanç şeklini asla onaylamaz İslam...Bu bir ahlak azalmasıdır insanda...

Pek fazla umurlarında değil, haktan ve adaletten söz etmek...Çünkü kendi içlerine kendi düşüncelerine kendi hayatlarına "bu kavramları koymak" çok işlerine gelmiyor...Aslında daha çok zalimlerin yaşadığı bir köy dünya, çok fazla merdiven gıcırtısı kimin girdiği kimin çıktığı belli değil...Ama  hep ölüme doğru yürüyor insan, hesap gününe doğru gitmekte...İnsan kendine yazık ediyor, kıyametin zil sesi yakın bilene anlaya...O zaman neden haktan, hukuktan, adaletten, adaletli olmaktan söz edilmez...Neden kardeş kardeşin hakkını hukukunu çiğner, inanıyorsa ölüme, ve hesap gününe?

Oysa iman ettiğimizi söylediğimiz aziz İslam (en azından çoğumuzun iddiası bu) en çok haktan adaletten, adaletli olmaktan söz eder, herkese karşı...Bir birinizin hakkını hukukunu gözetin, ve bir birinize karşı adaletli olun, der...Neden duymaz insan bu çağrıyı?

Hayatlarında adalet olmayan, hak ve hukuk olmayan kişileri zalimlerden sayar aziz İslam...Ama çoğumuz ne duymak istiyoruz, ne bilmek istiyoruz, İslamın bu dediklerini...Öyle değil mi, neden bu kadar kavgalı insanlar bir birleriyle...Aynı annenin oğulları olanlar kızları olanlar neden "böylesine" kavgalılar...Hani insanlık, hani dinin dedikler, hani aziz Allah'ımızın buyurduğu emirler, neden yok hayatımızda?

Duyuyor, biliyor gibi yapılıyor, eskimiş yanlarımız görünmesin diye...Sökülmüş yanlarımız, ve günahlarımızın çirkin yanları görünmesin diye, dilimizle sözler ediyoruz....Ama o sözler kalbimize inip yerleşmiyor...Bir birimizle bunca kavgalı oluşumuz bundandır, kandırmayalım kendimizi...

İnsanın "insan kalması gereken yanları" eskidi...Denizin gülüşünü, çocukların gülüşünü, ve onlardaki  aydınlığı unuttu insan...

Durmadan bağırıp çağıran partilerimiz, cemaatlerimiz, önderlerimiz, sonra şehrin beyaz efendileri, duymak bilmek istemiyorlar  o kavramların ne anlama geldiğini...O kavramların olmadığı, anılmadığı yerlerde zulmün hüküm sürdüğünü...

Yaşadıkları şehirlerde "yoksulların, mazlumların yaşlı kadınların, engelli insanların" varlığını duymak bilmek istemiyorlar...Bilmek istemiyorlar yoksul çocuklarının, sürgüne uğramış çocukların göz yaşlarının varlığını...Sığınakları olmayanları, barınakları olmayanları, ekmeksiz  olan sofraları,  duymak bilmek istemiyorlar kimileri...

Bunları duymak canlarını sıkıyor o kişilerin, kimi adamların kimi kadınların canını sıkıyor bu işlerin varlığı...Sonra  kentin şımarık efendilerinin de...

Eğer duymak bilmek isteselerdi "ahalinin yarısı" bu kadar perişanlık ve sefalet içinde olur muydu? Ev kiralarının asgari ücrete eş değerde olduğu bir zamanda "asgari ücret bu olmalı" diyebilirler miydi, hakka hukuka ve adalete inanılır olsaydı? Sormayalım mı, bu soruları?

Neden kimse itibar etmek istemiyor "zenginlerin malında yoksulların hakkı vardır" buyuran Allah sözüne?

Uzun etmeden, yeni dünya düzeninde, kimse adaletten ve haktan söz etmiyor...Kimse insanlığın, veya şehir ahalisinin yarısının bu kadar neden yoksul kalmasını sorgulamak istemiyor...

Herkes kendi efendisini, kendi önderini alkışlamakla, onları övmekle onları kutsamak ile meşgul...Aklı ve eli kirlendi insanın...Vicdanı ve düşünmesi de...Yoksa nasıl razı olur bunca adaletsizliğe, bunca haksızlığa..

Nasıl susar insanın katledilmesine, yok sayılmasına, evsiz barınaksız kalmasına...Nasıl razı olur haksızlığa adaletsizliğe? Sokak çocuklarının varlığına, sokaklarda kalan kadınların varlığına?

Birileri üzülecek diye, demeyelim mi bunları?

Çok selam olsun...Hakkı adaleti sevgiyi barışı gündeme taşıyanlara, ve kendi yüreklerine taşıyanlara...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Gerçek Alanya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 513 6 513